Kadınların yıllardır sürdürdüğü mücadele sonucunda Anayasa Mahkemesi evlendikten sonra kadınların yalnızca kendi soyadlarını kullanmasını engelleyen yasal düzenlemelerin ayrımcılık olduğuna karar vermişti. Şimdi Meclis’e sunulan 9. Yargı Paketi bu kararı yok sayan bir soyadı düzenlemesi getiriyor. Gerekçe olarak ise “ailenin bütünlüğünün korunması” gösteriliyor ve çocuğun hangi soyadını kullanacağı meselesinin bir tartışma konusu haline gelebileceği, bunun da “çocuğun üzerinde olumsuz etkisi” olacağı beyan ediliyor.
Ailenin bütünlüğünü, kadınların ve çocukların tartışmasız biçimde “erkeğe ait” olarak tanımlanmasına dayandıran bu cinsiyetçi ifadelerin bir yasa maddesine yazılabilmesi, kanun koyucunun yalnızca erkeklerin çıkarlarına hizmet ettiğinin ispatı ve yasaların da bu perspektifle düzenlendiğinin açık göstergesidir. “Çocuğun üzerinde olumsuz etkisi” olan, annesinin soyadını alma ihtimali değil, ihmal, eşitsiz bir ortamda büyümek ve erkek şiddetidir. Bunun aksini iddia ederek “ailenin bütünlüğünü” öne sürenlerin tek gayesi patriyarkayı güçlendirmek ve erkeklerin iktidarını korumaya çalışmaktır.
Patriyarkanın temel taşı aile, kadınların emek, beden ve kimliklerine el koyarak ve sömürerek kendini sürdürüyor. Bu açık kadın düşmanlığını ifşa ediyor ve patriyarkaya karşı feminist mücadeleye diyoruz!
4 Temmuz 2024



