Merhaba.

Aslında tanışıyoruz. Birbirimizi sokaklardan, birbirimize umut olduğumuz o kalabalıklardan biliyoruz. Patriyarkal kapitalist sistemin haklarımıza, hayatlarımıza ve var oluşumuza kadın düşmanlığı, homofobi, transfobi, savaş politikaları ve emek sömürüsüyle dört bir koldan saldırdığı şu dönemde feminist mücadelemizi örgütlü bir biçimde sürdürmemizin elzem olduğunu düşünüyoruz. Örgütlenirken, son yıllarda büyüyen, büyüdükçe çeşitlenen ve çoğullaşan feminist mücadelenin ancak ufak bir parçası olabileceğimizin bilinciyle, birliktelikleri çoğaltmak ve yan yana durmak umuduyla başlıyoruz.

Peki biz kimiz? Bazılarımızın ortak tarihi uzun, bazılarımız ise birbirimizle yeni temas ettik. 1980’lerin sonunda başlayan ve 1990’lı yıllarda büyüyen, kimimizin 2000’li yıllarda kimimizin daha sonra örgütlendiği feminist mücadelenin ortak mirasını önemsiyoruz. Bu mirası sahiplenirken bir yandan da yeni ve yeniden bir yolculuğa çıkmak istiyoruz. Yolu İstanbul Feminist Kolektif (İFK), Sosyalist Feminist Kolektif (SFK), Amargi gibi bağımsız feminist örgütlerden geçmiş olanlarımız var. Bazılarımız da bu örgütler dağıldıktan sonra Kadınlar Birlikte Güçlü gibi kadın hareketinin ortak platformlarında, feminist avukatların takip ettiği davalarda, 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü komisyonlarında tanıştık. Yoksulluğa Feminist İsyan, Afet için Feminist Dayanışma, Seçim için Feministler gibi kampanya gruplarında birbirimizi bulduk. Örgütlü bir şekilde bağımsız feminist politika yapacağımız bir alanımız olmasa da daha esnek biçimlerde yan yana gelmeyi, feminist dayanışmayı sürdürdük. Bu kimilerimiz için Çatlak Zemin'de, Yoğurtçu Kadın Forumu'nda, Feminist Mekan'da Cuma Buluşmaları'nda, Feminist Gündem sosyal medya hesabı çevresinde feminist sözü örgütlemek anlamına geldi. Kimimiz bu ağlara dahil olmadık. Ama geldiğimiz noktada örgütlü olmanın, örgütlü politika yapmanın eksikliğini hissediyoruz ve bir süredir bu ihtiyacımız üzerine konuşuyoruz.

Nasıl bir örgütlü politikadan bahsediyoruz? Patriyarkayı hedefe oturtan, erkek şiddetine karşı mücadele eden, sokağın dönüştürücü gücüne inanan, bağımsız bir feminist politikadan. Burada herhangi bir siyasi partinin veya başka bir karma örgütlenmenin politikalarının, hukukunun ve fikirlerinin belirleyici olmadığı bir feminist örgütlenmeyi kastediyoruz. Fon almamayı ve sistem dışı bir feminizmi temel almayı da buna dahil ediyoruz. Kadınların kurtuluşunun patriyarkayı yıkmaktan geçtiğini düşünüyoruz ve patriyarkanın kapitalizm, heteroseksizm, cisseksizm, ırkçılık, milliyetçilik, türcülük gibi farklı sistem ve ideolojilerle işbirliği yaptığını görüyoruz. Kadınları bir bütün olarak ezen, ikincil kılan, emeğimizi, bedenimizi sömüren patriyarkanın ikili cinsiyet sistemine dayandığını biliyoruz. LGBTİ+’lara yönelik nefret politikalarının şiddetini hayatlarımızda yaşıyoruz. Buna - feminizm adına yayılan trans+ dışlayıcılık dahil - her biçimiyle karşı duruyoruz. İkili cinsiyet sisteminin olmadığı bir dünya için mücadele ederken bu sistemin somut varlığını ve maddi etkilerini görünmezleştirmeyen bir yol izlemeyi benimsiyoruz. Kadının ev içinde harcadığı, ücretsiz emeğine ve bedenine el koyan, kadınlığı tahakküm alanı olarak gören patriyarkayla, patriyarkanın örgütlenme alanı olan aileyle, bizi ucuz işgücü haline getiren, yoksulluğun yükünü sırtımıza yükleyen kapitalizmle, arzularımızın ve kimliklerimizin sınırını çizen heteroseksizmle, yaşadığımız ezilme ve şiddeti sistematik bir yönetim biçimi haline getiren, bunun için savaşa, ırkçılığa, göçmen düşmanlığına güvenen devletle derdimiz var.

Feminist politikamızı deneyimlerimizden öğrendiklerimizle güçlendirmeye çalışıyor, birbirimizle ve politika üreteceğimiz herkesle kurduğumuz ilişkilerde feminist bir yöntemi olmazsa olmaz görüyoruz. Bunu yaparken hem feminizmi hem içinde bulunduğumuz kadın hareketinin ortak zeminlerini güçlendirmeyi önemsiyoruz ve bunların kimsenin temsil edemeyeceği kadar çeşitli olduğunun farkındayız. Feminist örgütlerin çoğaldığı ve daha güçlü bir biçimde birlikte politika yapma zeminleri oluşturduğumuz bir gelecek hayal ediyoruz.

Bizler ilk buluşmamızı Aralık 2022’de yaptık. Ortak dertlerimiz ve feminist politika yapma ihtiyacımızla bir araya gelmek bize nefes aldırdı. Şimdi de feminist mücadele alanımızı genişletecek aralıklar yaratmak istiyoruz. İçimiz kıpır kıpır; çıktığımız bu yolculukta isyanımız, feminist mücadelemiz ve dayanışmamız dalga dalga büyüsün; umudumuz birbirimizden güçlensin. Patriyarkayı yıkmak için bir taş da bizden!

Aralık Feminist Kolektif
01.12.2023