Aralık Feminist Kolektif
Sitede Ara
  • Merhaba
  • Açıklamalar
  • Sokakta
  • Açık Etkinlikler
  • Podcastler
  • Yayınlar
Aralık Feminist KolektifAralık Feminist Kolektif
Font ResizerAa
  • Merhaba
  • Açıklamalar
  • Sokakta
  • Açık Etkinlikler
  • Podcastler
  • Yayınlar
Ara
  • Merhaba
  • Açıklamalar
  • Sokakta
  • Açık Etkinlikler
  • Podcastler
  • Yayınlar
Follow US
Açıklamalar

Dünyayı döndüren emek bizim, patriyarkal kapitalizme karşı öfkemiz baki

Evde görünmeyen, dışarıda değersizleştirilen ama dünyanın dönmesi için vazgeçilmez olan emeği veren biz kadınlarız. Feministler olarak emeğimize, bedenimize, haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkmak için mesken tuttuğumuz sokaklara, meydanlara yine 1 Mayıs’ta da çıkıyoruz.

İsyanımız sermayenin, devletin, erkeklerin emeğimizi sömürmesine; düşük ücretlerle, esnek çalışmayla patronların bizi güvencesizleştirmesine; aile dediğimizi ayakta tutmaya yarayan çoğu işin üstümüze yıkılmasına! İsyanımız patriyarkal kapitalizme, yüzyıllardır olduğu gibi kadın emeğine yönelik saldırılarına, sömürü pratiklerine.

İktidar, 2025’i “Aile Yılı” ilan ederek bedenlerimize, emeğimize karşı saldırılarına bir isim verirken, kadınlar için esnek ve yarı zamanlı çalışmayı, ev kadınlarına emeklilik hakkını hediye gibi sunmaya çalışırken bizler, feminist mücadelemizle geçen yıllardan güç almaya, emek sömürüsüne karşı evlerde, iş yerlerinde, fabrikalarda, sokakta direnmeye devam ettik.

İşsizliğin, yoksulluğun, güvencesizliğin artarak devam ettiği bu yılda, istihdama katılımımız ancak erkeklerin yarısı kadardı. İstihdamda yer alabilenlerimizin %32’si kayıt dışı çalıştırıldı, %20’si yarı zamanlı iş bulabildi. Çünkü kadınların emeği hâlâ bir erkek işçininki kadar
değerli görülmüyor. Çünkü hâlâ kadınların esas sorumluluğunun, haneyi ertesi güne hazırlayacak tüm yükü üstlenmesi olduğuna inanılıyor. Bu cinsiyetçi iş bölümü, güvenceli iş alanlarından bizleri dışlarken önümüze güvencesizliği, düşük ücretleri çıkarıyor. Ev işleri ve ailevi nedenlerden dolayı istihdamda yer alamayanlarımızın sayısı ise istihdama katılabilenlerimiz kadar, çünkü ev işi demek ‘kadın işi’ demek.

Emek sömürüsü, ayrımcılık, şiddet biçimleri; hangi yaşta, hangi eğitim düzeyinde, evli, çocuklu olup olmamamıza göre farklı şekiller alsa da kadınlar olarak sömürülmeye devam ediyoruz. Fabrikalarda ayrımcılığa, emek sömürüsüne, cinsel tacize karşı direnen kadın işçilerin deneyimlerinden de gördüğümüz gibi çocuklu isek bu işlere muhtaç görülebiliyoruz, sömürü ve baskıya daha kolay hedef olduğumuz oluyor. Doğum sonrasında, tecrübemize rağmen daha düşük ücretlerle işe başlatılabiliyoruz. Kadın olduğumuz için cinsel tacize maruz
bırakılıp buna ses çıkarmamamız bekleniyor. Tüm bu eşitsizlik ve adaletsizliklere karşı örgütlenme hakkımıza ulaşmakta da zorluk yaşıyoruz –her 10 kadın işçinin yalnızca 1’i sendikalı.

Patriyarkal kapitalizm kendini yalnızca evlerde, iş yerlerinde kurmuyor; sendikalar, meslek odaları gibi mücadele alanlarında da dimdik önümüzde duruyor. Ancak erkeklerin, devletin, iktidarların tahakkümüne karşı kadınlar olarak mücadelemiz baki. “Bu düzen değişecekse bizim sayemizde değişecek” diyen kadın işçilerin direnişleri; kadın cinayetlerine, cinsel
tacize, tecavüze ve emek sömürüsüne karşı sokaklardan vazgeçmeyen biz feministlerin mücadelesi de öfkemiz de isyanımız da baki. Tüm işçilerin maruz kaldığı emek sömürüsünün yanında emeğimizin, bedenimizin sömürü mekânı olan evlere, ailelere hapsolmayı reddettiğimiz; mobbinge, cinsel tacize, cinsiyetçiliğe, güvencesizliğe karşı hak arayışımızdan geri durmadığımız, hayatlarımıza sahip çıkmak için mücadelemizden güç aldığımız bu yılda da patriyarkal kapitalizme isyanımızı haykırmak için 1 Mayıs’ta alanlardayız.

İlgili

aralikfeministk1_

Ertelenen Kadın Emeği Konferansı 12-13 Aralık’ta! Ertelenen Kadın Emeği Konferansı 12-13 Aralık’ta!

Ekim ayında sel sebebiyle ertelemiş olduğumuz Kadın Emeği Konferansı’mızı 12-13 Aralık’ta İstanbul Eyüpsultan Kültür  Sanat Merkezi’nde gerçekleştiriyoruz. Kadın emeğine ilişkin tartışmaları feminist hareketin/kadın hareketinin geniş bileşenleriyle birlikte derinleştirmek, birbirimizden öğrenmek, hem feminist politikanın mevcut durumu hem de geleceğe ilişkin feminist bir emek politikasının nasıl olabileceği üzerine hep birlikte kafa yormak için Kadın Emeği Konferansı’nda buluşuyoruz. 

Konum: Eyüpsultan Kültür Sanat Merkezi Tiyatro Salonu 
Ulaşım: M2 Haliç metro hattından ve Eminönü otobüslerinden T5 Eminönü Alibeyköy tramvayına aktarma yapılabilir. İlaveten Mahmutbey metrosu M7 hattından Alibeyköy’deki tramvaya aktarma yapılabilir.
Kamuoyuna yansıyan haberlere göre yoksulluk nafaka Kamuoyuna yansıyan haberlere göre yoksulluk nafakasına ilişkin yapılacak düzenleme 13. Yargı Paketi’nden çıkarıldı.
 
Erkek şiddetinin ve kadınların boşanma sonrasında neden yoksulluğa düşen taraf olduğunun üstünü örterek yoksulluk nafakasının hedef alınmasını, haklarımızın pazarlık konusu yapılmasını kabul etmiyoruz.

Yoksulluk nafakasındaki “süresiz” ibaresinin AYM tarafından iptal edilmesi, mücadeleyle kazandığımız haklarımıza yargı paketleri aracılığıyla saldırılması karşısında mücadeleye ve sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. 

Ne eşit, özgür, bağımsız hayatlarımızdan ne de nafaka hakkımızdan vazgeçiyoruz!
“Kadınlar Yan Yana, Geleceği Konuşuyor” konferansı “Kadınlar Yan Yana, Geleceği Konuşuyor” konferansındayız!

31 Ekim–1 Kasım tarihlerinde Ankara’da bir araya gelen kadınlarla özgürlükleri, demokrasiyi, adaleti ve eşit yurttaşlığı konuşuyoruz. Kadınların deneyimlerinden ve mücadelelerinden yola çıkarak ortak geleceğimizi hep birlikte tartışıyoruz.
30 Ekim Cuma günü saat 11.00’de Haydarpaşa Limanı’ 30 Ekim Cuma günü saat 11.00’de Haydarpaşa Limanı’nda Filistin’in yanında olmak için buluşuyoruz. Bugün Filistin’in yanında olmak limanları soykırıma kapatmak, İsrail’e tam ambargo uygulatmak demektir.

Soykırıma liman yok! Yaşasın liman işçilerinin enternasyonel dayanışması, yaşasın küresel intifada!

#SoykırımaLimanYok
Tutuklu arkadaşlarımız, bahsi geçen “suçlardan” ce Tutuklu arkadaşlarımız, bahsi geçen “suçlardan” ceza dahi alsalar yatarı olmayacakken haksız yere 45 gündür tutuluyorlar. Soruyoruz: İddiannameler nerede? 

Tutukluluk bir tedbir olmaktan çıkarılıp cezalandırma yöntemine dönüştürülüyor. Taleplerimiz çok net. LGBTİ+ karşıtı politikalara karşı, tutsak arkadaşlarımız için özgürlük istiyoruz! 

Herkesi 45 gündür tutsak olan LGBTİ+’lar için iddiannamelerin nerede olduğunu, neden hâlâ hazırlanmadığını sormaya çağırıyoruz.
Basın örgütlerinin çağrısıyla “Sansüre hayır, habe Basın örgütlerinin çağrısıyla “Sansüre hayır, habere özgürlük” diyerek Kadıköy Boğa’dan İskele Meydanı’na yürüyoruz. 

 Sansürlenen, baskılanan, gözaltına alınarak susturulmaya çalışılan basın emekçilerinin yanındayız! Basın özgürlüğünün engellenmesi halkın haber hakkını gasp etmektir!

Basın özgürdür, engellenemez!
#gazeteciliksuçdeğildir
Instagram'da Takip Et
Aralık Feminist Kolektif

Örgütlenirken, son yıllarda büyüyen, büyüdükçe çeşitlenen ve çoğullaşan feminist mücadelenin ancak ufak bir parçası olabileceğimizin bilinciyle, birliktelikleri çoğaltmak ve yan yana durmak umuduyla başlıyoruz.

  • Merhaba
  • Açıklamalar
  • Sokakta
  • Açık Etkinlikler
  • Podcastler
  • Yayınlar

Sosyal Medya Hesapları

Yorumlar Yükleniyor...