Aralık Feminist Kolektif
Sitede Ara
  • Merhaba
  • Açıklamalar
  • Sokakta
  • Açık Etkinlikler
  • Podcastler
  • Yayınlar
Aralık Feminist KolektifAralık Feminist Kolektif
Font ResizerAa
  • Merhaba
  • Açıklamalar
  • Sokakta
  • Açık Etkinlikler
  • Podcastler
  • Yayınlar
Ara
  • Merhaba
  • Açıklamalar
  • Sokakta
  • Açık Etkinlikler
  • Podcastler
  • Yayınlar
Follow US
Açıklamalar

Erkeklerin de devletin de bedenimiz üzerindeki dayatmalarına izin vermeyeceğiz.

Sağlık Bakanlığı’nın ‘Doğal Olan Normal Doğum’ başlıklı eylem planından kadınları ayrıştıran kamu spotuna stadyumda erkeklerin taşıdığı pankarttan, Erdoğan’ın teşvik söylemlerine kadınlar için neyin ‘normal’ olduğuna yine erkekler karar veriyor. ‘Normal’ doğum adı altında kadınlara vajinal doğum dayatılıyor. Doğum şekli üzerinden kadınlar yine makbul olan/olmayan şeklinde ayrıştırılıyor

Yeni bir yönetmelikle tıp merkezlerinde planlı sezaryen yasaklanırken devlet sanki sezaryenin tamamen yasaklandığı algısını oluşturuyor. Kendi içinde çelişen yönetmelik, doğum yaptırılan bir merkezde acil sezaryene izin verirken bunun planlı olamayacağını söylüyor. Oysa planlı sezaryenin yasaklanması tıbbi olarak mümkün olmadığı gibi ne doğurganlığın artışını ne de sezaryen hızının düşmesini sağlar.

Neoliberal politikalarla sağlık sisteminin piyasalaşması ve risk algısının değişmesi sezaryen oranlarındaki artışın başat nedeniyken; nüfus yaşlanıyor, doğum oranları düşüyor iddialarıyla bedenlerimizi hayatlarımızı denetlemeye çalışan politikaları konuşmayı reddediyoruz.

Konuşmamız gereken esas sorun, doğumdan önce ve sonra gebeliğin takip edilmediği, jinekolojik sağlık hizmetlerine erişimin giderek zorlaştığı, bebeğin ve kadının sağlığı yerine doğum oranlarının öncelendiği bu eşitsiz ve adaletsiz sistem.

Sorun çocuk sahibi olup olmayacağımız, kaç çocuk doğuracağımız, nasıl doğuracağımız, bedenlerimiz, cinselliğimiz, hayatlarımız hakkında kendini tek karar mercii olarak gören erkekler ve devlet.

Sorun patriyarkal sistemin nasıl doğum yapacağımıza karar vermeye çalışırken bakım emeğini kadınlara yükleyip, yüksek enflasyon ve açlık sınırı altındaki asgari ücretle bu çocuklara nasıl bakılacağı ile ilgilenmemesi.

Sorun doğum oranlarını artırmak, için ücretsiz kürtaja ve gebeliği önleyici yöntemlere ulaşmamızı neredeyse imkânsız kılan ve sağlık haklarımızı hiçe sayan iktidar politikaları.

Sorun eşit, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmetine erişimin giderek zorlaşması.

Sağlık sistemini hiç sorgulamadan, kamuda eşit, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti şartları sağlanmadan sorunun sadece doğum şekliymiş gibi gösterilmesini, doğum şekli üzerinden ayrımcılık yapılmasını ve kadınların kendi bedenleri üzerindeki söz haklarının ellerinden alınmaya çalışılmasını kabul etmiyoruz.

Erkeklerin de devletin de bedenimiz üzerindeki dayatmalarına izin vermeyeceğiz. 

İlgili

aralikfeministk1_

Ertelenen Kadın Emeği Konferansı 12-13 Aralık’ta! Ertelenen Kadın Emeği Konferansı 12-13 Aralık’ta!

Ekim ayında sel sebebiyle ertelemiş olduğumuz Kadın Emeği Konferansı’mızı 12-13 Aralık’ta İstanbul Eyüpsultan Kültür  Sanat Merkezi’nde gerçekleştiriyoruz. Kadın emeğine ilişkin tartışmaları feminist hareketin/kadın hareketinin geniş bileşenleriyle birlikte derinleştirmek, birbirimizden öğrenmek, hem feminist politikanın mevcut durumu hem de geleceğe ilişkin feminist bir emek politikasının nasıl olabileceği üzerine hep birlikte kafa yormak için Kadın Emeği Konferansı’nda buluşuyoruz. 

Konum: Eyüpsultan Kültür Sanat Merkezi Tiyatro Salonu 
Ulaşım: M2 Haliç metro hattından ve Eminönü otobüslerinden T5 Eminönü Alibeyköy tramvayına aktarma yapılabilir. İlaveten Mahmutbey metrosu M7 hattından Alibeyköy’deki tramvaya aktarma yapılabilir.
Kamuoyuna yansıyan haberlere göre yoksulluk nafaka Kamuoyuna yansıyan haberlere göre yoksulluk nafakasına ilişkin yapılacak düzenleme 13. Yargı Paketi’nden çıkarıldı.
 
Erkek şiddetinin ve kadınların boşanma sonrasında neden yoksulluğa düşen taraf olduğunun üstünü örterek yoksulluk nafakasının hedef alınmasını, haklarımızın pazarlık konusu yapılmasını kabul etmiyoruz.

Yoksulluk nafakasındaki “süresiz” ibaresinin AYM tarafından iptal edilmesi, mücadeleyle kazandığımız haklarımıza yargı paketleri aracılığıyla saldırılması karşısında mücadeleye ve sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. 

Ne eşit, özgür, bağımsız hayatlarımızdan ne de nafaka hakkımızdan vazgeçiyoruz!
“Kadınlar Yan Yana, Geleceği Konuşuyor” konferansı “Kadınlar Yan Yana, Geleceği Konuşuyor” konferansındayız!

31 Ekim–1 Kasım tarihlerinde Ankara’da bir araya gelen kadınlarla özgürlükleri, demokrasiyi, adaleti ve eşit yurttaşlığı konuşuyoruz. Kadınların deneyimlerinden ve mücadelelerinden yola çıkarak ortak geleceğimizi hep birlikte tartışıyoruz.
30 Ekim Cuma günü saat 11.00’de Haydarpaşa Limanı’ 30 Ekim Cuma günü saat 11.00’de Haydarpaşa Limanı’nda Filistin’in yanında olmak için buluşuyoruz. Bugün Filistin’in yanında olmak limanları soykırıma kapatmak, İsrail’e tam ambargo uygulatmak demektir.

Soykırıma liman yok! Yaşasın liman işçilerinin enternasyonel dayanışması, yaşasın küresel intifada!

#SoykırımaLimanYok
Tutuklu arkadaşlarımız, bahsi geçen “suçlardan” ce Tutuklu arkadaşlarımız, bahsi geçen “suçlardan” ceza dahi alsalar yatarı olmayacakken haksız yere 45 gündür tutuluyorlar. Soruyoruz: İddiannameler nerede? 

Tutukluluk bir tedbir olmaktan çıkarılıp cezalandırma yöntemine dönüştürülüyor. Taleplerimiz çok net. LGBTİ+ karşıtı politikalara karşı, tutsak arkadaşlarımız için özgürlük istiyoruz! 

Herkesi 45 gündür tutsak olan LGBTİ+’lar için iddiannamelerin nerede olduğunu, neden hâlâ hazırlanmadığını sormaya çağırıyoruz.
Basın örgütlerinin çağrısıyla “Sansüre hayır, habe Basın örgütlerinin çağrısıyla “Sansüre hayır, habere özgürlük” diyerek Kadıköy Boğa’dan İskele Meydanı’na yürüyoruz. 

 Sansürlenen, baskılanan, gözaltına alınarak susturulmaya çalışılan basın emekçilerinin yanındayız! Basın özgürlüğünün engellenmesi halkın haber hakkını gasp etmektir!

Basın özgürdür, engellenemez!
#gazeteciliksuçdeğildir
Instagram'da Takip Et
Aralık Feminist Kolektif

Örgütlenirken, son yıllarda büyüyen, büyüdükçe çeşitlenen ve çoğullaşan feminist mücadelenin ancak ufak bir parçası olabileceğimizin bilinciyle, birliktelikleri çoğaltmak ve yan yana durmak umuduyla başlıyoruz.

  • Merhaba
  • Açıklamalar
  • Sokakta
  • Açık Etkinlikler
  • Podcastler
  • Yayınlar

Sosyal Medya Hesapları

Yorumlar Yükleniyor...