Sağlık Bakanlığı’nın ‘Doğal Olan Normal Doğum’ başlıklı eylem planından kadınları ayrıştıran kamu spotuna stadyumda erkeklerin taşıdığı pankarttan, Erdoğan’ın teşvik söylemlerine kadınlar için neyin ‘normal’ olduğuna yine erkekler karar veriyor. ‘Normal’ doğum adı altında kadınlara vajinal doğum dayatılıyor. Doğum şekli üzerinden kadınlar yine makbul olan/olmayan şeklinde ayrıştırılıyor
Yeni bir yönetmelikle tıp merkezlerinde planlı sezaryen yasaklanırken devlet sanki sezaryenin tamamen yasaklandığı algısını oluşturuyor. Kendi içinde çelişen yönetmelik, doğum yaptırılan bir merkezde acil sezaryene izin verirken bunun planlı olamayacağını söylüyor. Oysa planlı sezaryenin yasaklanması tıbbi olarak mümkün olmadığı gibi ne doğurganlığın artışını ne de sezaryen hızının düşmesini sağlar.
Neoliberal politikalarla sağlık sisteminin piyasalaşması ve risk algısının değişmesi sezaryen oranlarındaki artışın başat nedeniyken; nüfus yaşlanıyor, doğum oranları düşüyor iddialarıyla bedenlerimizi hayatlarımızı denetlemeye çalışan politikaları konuşmayı reddediyoruz.
Konuşmamız gereken esas sorun, doğumdan önce ve sonra gebeliğin takip edilmediği, jinekolojik sağlık hizmetlerine erişimin giderek zorlaştığı, bebeğin ve kadının sağlığı yerine doğum oranlarının öncelendiği bu eşitsiz ve adaletsiz sistem.
Sorun çocuk sahibi olup olmayacağımız, kaç çocuk doğuracağımız, nasıl doğuracağımız, bedenlerimiz, cinselliğimiz, hayatlarımız hakkında kendini tek karar mercii olarak gören erkekler ve devlet.
Sorun patriyarkal sistemin nasıl doğum yapacağımıza karar vermeye çalışırken bakım emeğini kadınlara yükleyip, yüksek enflasyon ve açlık sınırı altındaki asgari ücretle bu çocuklara nasıl bakılacağı ile ilgilenmemesi.
Sorun doğum oranlarını artırmak, için ücretsiz kürtaja ve gebeliği önleyici yöntemlere ulaşmamızı neredeyse imkânsız kılan ve sağlık haklarımızı hiçe sayan iktidar politikaları.
Sorun eşit, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmetine erişimin giderek zorlaşması.
Sağlık sistemini hiç sorgulamadan, kamuda eşit, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti şartları sağlanmadan sorunun sadece doğum şekliymiş gibi gösterilmesini, doğum şekli üzerinden ayrımcılık yapılmasını ve kadınların kendi bedenleri üzerindeki söz haklarının ellerinden alınmaya çalışılmasını kabul etmiyoruz.
Erkeklerin de devletin de bedenimiz üzerindeki dayatmalarına izin vermeyeceğiz.



