Bu topraklarda feministler olarak on yıllardır Kürt kadın hareketiyle dayanışma içinde, eşitlik için, özgürlük için, barış için bir arada mücadele ediyoruz. Kadınların silahlı cihatçılar karşısında kendini savunmasına “terör”, Alevilere, Dürzilere, Kürtlere, Süryanilere, Hristiyanlara, kendine biat etmeyen Araplara ve eşit yaşamak isteyen tüm kadınlara yaşam hakkı tanımayan HTŞ’ye ise “meşru devlet” muamelesi yapılmasını kabul etmiyoruz. Bizim geleceğimiz için tehdit, Kürtlerin farklı halklarla birlikte eşitçe yaşaması değil, IŞİD’in meşrulaşmasıdır. Kadınları kapatan, zulmeden işkenceci IŞİD’e karşı durmak hepimizin sorumluluğu. Cihatçıların değil, eşit ve özgür bir yaşamın, kadınların yanındayız. Herkesi de yaşamak istediği bir dünyadan yana taraf olmaya çağırıyoruz.
