2019 yılından bu yana MEB okullarda ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’ hedefi ve tutum belgelerine ve bu belgeler çerçevesinde yürütülen derslere ve aktivitelere yönelik saldırılarını sürdürüyordu. Bugün de Eğitim-Sen’in okullarda cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmek amacıyla ‘’ Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’ dersi yapılacağına dair duyurusunu ‘’ideolojik’’ addederek hedef aldı.
Toplumsal cinsiyet eğitimi eşitliği, cinsiyet eşitliği ve ayrımcılığa karşı mücadele için bilimsel bir gerekliliktir. Cinsel yönelimin istemli bir tercih olduğu, eşcinselliğin doğaya aykırı ya da bir hastalık olduğu, biyolojik cinsiyetin kendinden menkul davranış, ifade ve tezahürleri olduğu gibi yaygınlaştırılmaya çalışılan bilimsel dayanağı olmayan, hatta düpedüz yanlış ve ayrımcı söylemlerle mücadele etmek ve kişilerin eşit haklara sahip olduğu bir eğitim sistemi için zorunluluktur.
İktidar toplumsal cinsiyet eğitimine saldırarak eğitimi cinsiyetçi kalıplar içine hapsetmek, kendi değerlerini norm kılmak, homofobi ve transfobiyi normalleştirmek istiyor. Böylelikle kadınları kutsal aileye sıkıştırmaya çalışıyor, cinsiyet eşitsizliği kaynaklı şiddeti ve ayrımcılığı derinleştiriyor, kişilerin eğitimde eşit haklara sahip olmasının önünü kesiyor. Genel ahlak, kutsal aile gibi ideolojik gerekçelerle toplumsal cinsiyet eğitimini kriminalize edenler, cinsiyet eşitsizliği kaynaklı kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik her türlü şiddetten de sorumludur.


